Sakarya ili köylüsü 30 yıl sonra Topraksız kalacak
Sakarya Kültürel ve Doğal Kaynakları Koruma Derneği Tarafından hazırlanan Rapor Sakarya’nın büyük bir bölümü borç batağında debelenmekte 20-30 yıl içinde Tüm araziler el değiştirip Şirketlerin eline geçecek şimdiki köylüde bu şirketlerde ırgat olarak çalışacak.
Büyükşehir Yasası ile Yok edilen Değerlerinin başında Dereler, Çaylar, Nehirler, Ormanlar, Meralar ve Su havzaları geliyor.
Büyükşehir Meclisinden her geçen gün gündeme sokulan maddeler değişimin acı sonuçlanacağının işaretlerini vermeye başladı.
Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Gençlik ve Spor Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen Doğa Yürüyüşleri parkurlarına baktığımızda
Akgöl Parkuru – Söğütlü
Değirmendere Parkuru – Erenler
Akçay Parkuru – Sapanca
Yörükyeri Yaylası Parkuru – Akyazı
Keremali – Türbe Parkuru – Akyazı
Dikmentepe Parkuru – Hendek
Karagöl Yanık Yaylası Parkuru – Taraklı
Kıranyurt Yaylası Parkuru – Pamukova
Doğanın eşsiz manzarası Sakarya’lıları büyülüyor.
Bu yürüyüşlere katılanlardan bir tanesi de Çevrede neler oluyor diyen var mı yok.
Antik yerler,Doğal sit alanları Taşocağı oluyor. Koruması gereken Kültür Bakanlığı uzmanları Olur almışlar istediklerini yaparlar diyorsa gün gelecek bireysel olarak bir adaletsizlikle karşılaştığınızda yandım allah dememelisiniz.
Büyük şehir yasası ile büyükşehirlerdeki 16 bin köyün tüzel kişiliği kaldırıldı. Her biri mahalle oldu. Bu yasa Anadolu köyleri ve kültürüne büyük bir darbe vurdu. Tamamen İtalya modeli olan yasa, tüm mal varlıklarının belediyelere devredilmesini sağladı
Anadolu’ya yayılmış köyler köklü kültürün tohumlarıdır. Köyler olmadan geçmişle geleceği yeniden birbirine bağlamak neredeyse imkânsızdır. Sayıları azalsa da birbirinden kopmuş da olsalar, bu toprakların öz düşüncesini yansıtan son yerleşme yerleridir.
Anadolu ideolojik safların arasında itile kakıla bu günlere getirildi.
Bu GÜN İSE BU SAFLARDA AYRIŞMANIN ECEL SOLUĞUNU YAŞIYOR. Anadolu bir düşünürdür.
Düşündükçe var olur.
Ona zapt edilen düşüncelerle asırlardır barışıktır, tanışıktır.
Bir yanda şehirler kuran devlet şirketleşmekte, düşünürü para uğruna yok etmektedir.
Evet, yok olan köylerde yetki devri gerçekleşti
Tüzel kişilik hakları kayboldu.
Gelirler ticari şirketler, beklide çok uluslu şirketlerin eline geçecek.
Küçük ölçekli hayvancılık ve tarım faaliyetleri yok olacak.
Fabrikalaşmanın getireceği, sanayileşmiş ve kaybolacak doğal be beşeri özelikler yok olacak.
Hayvansal ve tarım üretimi şirketlerin eline geçecek.
Her şeyden önce kadim Anadolu düşüncesi yok olacak, devletin resmi bilgi ideolojisi yerleşecek.
Köy arazileri TOKİ ve benzeri şirketlerin yatırımlarına açılabilecek. Doğanın düşüncesi yok olup, plastik bir hayatın yerleşmesi sağlanacak.
Aslında bu yasa bir toplumun kendi kökleriyle çatışmasından başka bir şey doğurmayacak. Sizce hangi çatışma bundan daha tehlikeli olabilir ki? Kökleri kaybolan bir düşüncenin geleceğinde kopukluk, ileriye bakan Türkiye için tehlikeli değil midir?
Binlerce köyü tek bir kalemle çizmek, fabrikasyon sebze-meyve, GDO’lu ürünlerle büyütülen çocuklarımız, yok olan kültür değerlerimizden başka ne bırakabilir ki.
Sakarya’nın büyük bir bölümü borç batağında debelenmekte 20-30 yıl içinde Tüm araziler el değiştirip Şirketlerin eline geçecek şimdiki köylüde bu şirketlerde ırgat olarak çalışacak.















